Isparta’ya 101 km uzaklıkta olan Sütçüler İlçesi’nin yüzölçümü 1287 km²dir. Rakımı 250 metre ile 2500 metre arasında değişmektedir.

Sütçüler’in zengin coğrafyasında endemik bitki gözlemciliği, foto safari, trekking, oryantiring, dağcılık, jeep safari, su sporları, yayla, kamp-karavan ve av turizmi yapılabilmektedir.

Sütçüler’in muhteşem coğrafyasında birbirinden güzel ve harikulade tarih, kültür ve doğanın izlerini görmek mümkündür. İlçenin Tota, Söğüt, Zengi ve Sanlı Yaylaları görülmeye değer yaylalarıdır. Sütçüler’de her yıl Temmuz ayında Dut ve Pekmez Festivali düzenlenmektedir. Sütçüler’e geldiğinizde dut pekmezini, kekik reçelini almadan, ayrıca Yazılı Kanyon’u gezip, kanyonun serin sularını içtikten sonra Çandır’daki alabalık üretim tesislerinde en güzel ve taptaze alabalıklardan yemeden gitmeyin. 


Tarihte Sütçüler
Bölge MÖ 130’da Romalılar tarafından ele geçirilerek, MÖ 102-49 yılları arasında Kilikia Eyaleti içine alınmış, daha sonra Asia Eyaletine bağlanmıştır. Roma İmparatorluğu’nun MS 395 yılında parçalanmasıyla Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalmıştır.

Sütçüler ve çevresi 1204 yılında çevredeki şehirlerle birlikte Anadolu Selçuklu Devleti’nin eline geçmiştir. Bölge, Anadolu Selçuklu Devleti’nden sonra önce Hamitoğulları Beyliği’ne, daha sonra 1390 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır.  


Adada Antik Kenti
Antik kent, 1888 yılında tespit edilmiştir. Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte şehrin adı ilk kez MÖ II. yüzyılda Termessos’la yapılan bir anlaşmada “Adada” olarak geçer. Roma İmparatorluk döneminde özellikle İmparator Traianus, Hadrianus ve Antoninus Pius dönemleri Adada’nın en parlak dönemleridir.

Anadolu’da en sağlam kalabilmiş antik kentlerden birisidir. Kentte, Traianus Tapınağı, İmparatorlar Tapınağı, İmparatorlar ve Zeus Megistos-Serapis Tapınağı, İmparatorlar ve Aphrodite Tapınağı, tiyatro, anıtsal bir mezar yapısı, sur duvarları, nekropol, Bizans bazilikası, tabanı taş döşeli forum ve açık hava toplantı yeri, çarşı binası veya yönetim merkezi olabilecek bir yapı ile orijinal taş döşemeli antik yol bulunmaktadır.


Sefer Ağa Camii
Giriş kapısında bulunan kitabede 1184 yılına tarihlendirilen cami, kare planlı, kesme ve moloz taş kullanılarak yapılmıştır.


Taşkapı Harabeleri
Sütçüler ilçe merkezindedir. Kuruluş tarihi hakkında bir bilgi yoktur.


Sığırlık I Kalesi
İlçenin Asar Mahallesi’nde bir tepenin kuzey yamacında kurulmuştur. Erken Bizans döneminde yapıldığı tahmin edilen kale dikdörtgen plana sahip olup, köşelerde birer kule vardır. Kale oldukça sağlam olarak günümüze kadar gelebilmiştir.


Sığırlık II Kalesi
Sığırlık ve Çandır Köyü arasında yolun kuzeyinde bir tepe üzerindedir. İyi korunmuş kalenin doğu duvarlarında üç yuvarlak pencere vardır. Erken Bizans Dönemi’nde yapılmış olmalıdır.


Zorzila Harabeleri
Sütçüler-Kasımlar yolu üzerindedir. Dağ yamacında yer alan Zorzila Kenti kalıntıları, Roma Dönemine ait olup, şehir hakkında fazla bilgi yoktur.


Kocaköy Harabeleri
Kesme Kasabası’nın güneyinde Asar Tepe üzerinde, Hellenistik Dönemde kurulmuş kentin çevresi kısmen ayakta duran sur duvarlarıyla çevrilidir. Ören yerinin güneybatısında sur duvarının dışında düzlükte biri sağlama yakın, biri yıkık iki mezar anıtı vardır.


Yazılı Kanyon Tabiat Parkı
Sütçüler İlçesi’ne 10 km uzaklıkta olup, 600 ha.lık bir alanı kapsamaktadır. Kanyonun yan duvarlarında Bizans dönemine ait ibadet yapılan bölümler, sunak yerleri ve yazılar bulunmaktadır. Bu yazıtlar nedeniyle kanyona “Yazılı Kanyon” denilmiştir. Kanyonun derinliği 100 ile 400 m.dir. Çandır Köyü hudutları içerisinde kalan park, 1989 yılında tabiat parkı olarak tescil edilmiştir.

Tabiat parkı, zengin bitki örtüsü ve yaban hayatı ile seyrine doyum olmayan eşsiz doğal güzellikleriyle turistlerin sürekli ziyaret ettiği bir yerdir. Tarihi “Kral Yolu”nun da geçtiği kanyon, tapınak ve kaya yazıtları ile tarihi önem arz etmektedir. Aziz Paul, Perge'den Pisidia Antiokheia’ya giderken bu kanyondan geçmiştir. Park alanı içerisinde, halkın dinlenmesine uygun kamp alanı bulunmaktadır.


Karacaören Barajı
Aksu ırmağı üzerinde kurulan baraj çevresinde alabalık üretim tesisleri, Reiki Huzur Vadisi Tesisleri, Yazılı Kanyon Tabiat Parkı ve muhteşem manzaralı ormanlar vardır. Ayrıca, baraj gölünde amatör balıkçılık ve su sporları da yapılmaktadır.


Tota Dağı Orman İçi Dinlenme Yeri
Tota Dağı’nın yamacındaki alan 20 hektardan oluşur. İçerisinde misafirhane, seyir terasları, piknik alanları mevcut olup, Köprüçay Havzası kuşbakışı izlenebilir.


Köprüçay Havzası
Aksu’dan doğan Köprüsu, Sütçüler’den sonra, Antalya sınırlarına geçmektedir. Geçtiği güzergahlarda muhteşem manzaralar ve kanyonlar oluşturan Köprüçay turizm açısından son yıllarda adından sıkça bahsettirmektedir.


Beydili Köyü
Köprülü Kanyon’un yamacında 200 yıllık geçmişi olan Beydili Köyü doğal taşlardan ve ağaçlardan yapılan evleriyle, sahip olduğu kültürel ve doğal güzellikleriyle doğa yürüyüşü yapan turistlerin sıkça uğradıkları ve konaklama yaptıkları bir köydür.